Serdar KAHYA
Hani bazı insanlar vardır, yaşamınıza dokunduklarında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Hayat denilen zorlu yolda bazen ışık tutar, bazen sırf varlığı bile güç verir. Bazen düştüğünüzde elini uzatır, yüreğinizden tutar sizi. Bilirsiniz ki o yolda artık bir can yoldaşınız abiniz, ablanız olmuştur .Onları düşünürken bütün cümlelerim” İYİ Kİ” ile başlıyor. İyi ki oradaymışım, İyi ki tanımışım.
Lise 2’de yollarımız keşistiğinde, açıkçası matematik sadece geçilmesi gereken bir dersdi benim için. Çünkü sürekli yarış ve sınav halinde geçen bir eğitim hayatı vardı, her sınava hazırlanan öğrenci gibi. Fakat bu sırada akıp geçen zamanda, hayata dair kaçırdığımız şeylerin farkında değildik. Orhan Hoca ve Özlem Hoca, sadece matematik öğretmekle kalmadılar; hayata farklı bir açıdan da bakmama da vesile oldular.
Tıpkı Nazım Hikmet’in dediği gibi “Namuslu bir kitap gibi güler, alnımızın terini silerdi” onlar. Sorgulamayı, farklı düşünmeyi, yılmamayı, sabrı, dostluğu, fedakarlığı ve en önemlisi daima sevmenin nasıl bir şey olduğunun eşsiz birer emsali oldular benim için. Ruhunuza dokunuşları belki de verebilecekleri en önemli şeydi, çünkü iyi bir eğitim ancak içinizin güzelleşmesiyle mümkündü. Herkes doktor, mühendis, avukat olabilir fakat asıl marifet; iyilikte, güzellikte kalabilmektir. En başta Orhan Hoca ve Özlem Hoca olmak üzere bütün öğretmenlerime katkılarından dolayı sonsuz şükranlarımı sunarım.
İYİ Kİ VARSINIZ, IŞIĞINIZ DAİM OLSUN...